23 Ocak 2009 Cuma

Çanakkale'li Orhan'a iki el şiir:Orhan Talat Şalcıoğlu anısına







Resmini hayal meyal hatırlıyorum diye yazmaya başlayacaktım ki,yalan yazacağımı fark ettim,yazmadım,yüzünü hiç hatırlamıyorum,ama çıkmıştı resmi ,zamanlardan '93 baharıydı.Çanakkale'nin deniz kenarı çay bahçelerinden birine sevgilimle oturmuş beni İstanbul'a götürecek otobüsü bekliyorduk,ben yolda okumak için yanıma EP adında bir haftalık aktüel dergi almıştım,çay içerken derginin sayfalarını karıştırdım gelişi güzel,başlık ilgimi çekmişti :' Çanakkaleli bir şairin ölümü' ,o zamanlar kendi çapımda bir şairdim ve Çanakkale sevgilimin bu şehirde üniversite okumasından dolayı sık ziyaret ettiğim bir şehirdi.Yazıyı sonuna kadar okudum,otobüsün gecikip gecikmesine aldırmadan intihar eden şair ' Orhan Talat Şalcıoğlu'nun ilk ve son şiir kitabını basan ABC Yayınevini aradık,bulduk ve kitaptan alamadık çünkü kitap henüz baskıdaydı,sevgilim İstanbul'a ilk gelişinde getireceğini söz verdi ve kısa zamanda İstanbul'a kitaplardan 3-4 tane getirdi,çünkü arkadaşlarımda merak etmişti Çanakkale'li ölü şairi.


Gece nedense birden aklıma geldi,kitaplığımdan şiir kitabını aradım, bulmam zor oldu çünkü kitabın ilk baskısının üzerinde adı da yazmıyordu,ama buldum ,gerçi kitabın başka bir baskısı da olmamıştı.Google'da ölü ozanın ismini yazdım ,bir sitede ki Çanakkale'yi tanıtan bir siteydi şairin adının Çanakkale'de bir sokağa verildiğini ,başka bir sitede ise bir yeni çıkmış bir kitaptan bahsediliyordu 'İntihar eden şairler antolojisi' ismi geçiyordu,söz konusu şairimizde yerli intiharlı şairler arasındaydı,intiharla ilgili bir forum sitesinde şairlerden bahseden biri adından bahsetmişti ama sadece Çanakkale'li bir şair diye yazmıştı, başka bir bilgi yoktu.
Hafızamı taradım ,o günkü EP dergisinde yazılanları hatırlamaya çalıştım,Orhan kimdi? neden intihar etmişti?Kitapdaki şiirleri okumaya başladım herşey aydınlanmaya başlıyordu.

Kitabın (Hades) son sayfasından
1960 kışında dünyanın
kapısını Noel Baba gibi
tıklattım.'Gaz kokan' 'Gazi'
İlkokulu'nu bitirdikten
sonra,Merkez
Ortaokulu'nun
labirentlerini alçak
sürünmeyle aştım.
Eğitimim Özel Şişli
Lisesi'nde sürdürdüm.Lise
diplomamı rüzgarların hiç
dinmediği Şehitler
Diyarı'ndan aldım.
Marmara Üniversitesi
İngilizce Bölümü'nden ön lisansla
mezun oldum.
İçiyorum...

Şiirlerinden bazıları

Kentte Özlem

Kentimde bu akşam özlem
altıyı tam çeyrek geçiyor
parmak uçlarımda nöbetçi psikopatlar
Bach dinleyip göğsümü mü jiletlesem

Burada bağ evleri yok ki Deli
müteahhitler festival düzenliyor
duyumsayıp devenin adımında ritmi
çok-sazlı evrenselliği yakalıyor

Kale'de bu akşam ölüm
zulmün duvarlarına konser veriyor
sırada kim var hiç bilmiyorum
geriye dönüp marş mı söylesem

Kentimde bu akşam özleminiz bayan
eskilerden bir esmer'i çalıyor
o bir detone tını zaten olmayan
Wagner'in patetik yurtttan sesler'i

Bu akşam soluduğumu eski bir mahzen
beynime rotatif ton yapıyor
ve yerli fasonlar localaşırken
bir eylül sabahını anımsatıyor.

-?-

Adım Orhan
kaldı ki günatımlarından alacakaranlıklara
ne hakla aldınız dipsomanlığımı
inerken ytepenize şarjör şarjör paranoya
siz hiç
ihanet minör horladınız mı
insanlık onurunun günlük kuru
yafta edilip dosyalanırken
kovulup malum bir şubeden
siz hiç
Wagneryan bir konçerto oldunuz mu

pireler berber
thatcher falkland menapozunda
brejnev demokrasi sevk ederken afganistan'a
ve şamir ellerken kızgın demiri bir cumartesi
siz hiç
ingilizce iğfal edildiniz mi

ne diyeceksiniz çocuklara
hangi kuburlarda öldü spermleriniz
kim dinletmedi pink'i onlara
kanın kanı onduğunu gördünüz mü
siz hiç
üzgünüm 7'li öldünüz mü

-Peşisıra Desinler ki Kadınıma
Peşisıra desinler ki kadınıma;
şu senin adam vardı ya senin adam
ne lafta anlardı ne deften
yapmadığını koymadı yaptı ne dedikse tersini
içme dedik içti
yazma diyemedik çünkü yazıyordu
ama anlaşılmaz bir yanı vardı
bir sevda diyordu bir sevda
ama sen miydin bir başkası mı bilinmez
ama ne sevda
toprağını sevdirdi garibana

-Delirium Tremens-

Yüzüm avuç avuş sönmemiş kireç
Bodleryan bir yaşamın kasıklarından
Düşmüşüm en kimsenin rahimlerine
Yedi yataklı bir iç sıkıntısındayım

Benim dependansıma kim karar verir
Bir detoksikasyonun arefesinde
'' Lütfen bu son olsun''lu bir klinik
hangi kronikliğimin derinlerinde

Dizelerdir giren damarlarıma
İyi onulmazsa ölüm oranı yüksek
İyi de ben zaten yaşıyor muyumydum
Hangi ihaneti hangi karıma

Dr.bayan siz sağolunuz ama bilemezsiniz
ben yanlış atılmış bir olta düğümü
Avucunuza batan sarpa kılçığı
Yasak sularda voli yapan bir balıkçıyken
Bilemezsiniz kaç kulaç öldüğümü
-Pastoral Yanılgı-
Tunusbağı'nda iniyorum otobüsten
mezartaşları her iki yanım
kulaklarımda Vivaldi dört mevsim pastoral
kimbilir belki de aradığım
bir sonraki durak
üşüyorum Üsküdar parkı'nda
dört mevsim sakınarak

-Varsanı
Ne zaman düşlesem seni eskilerden
bir kent ismi düşer usuma
zoralım ve alla edilmiş
çalıntı dizeler gibi
sonra yüzler belirir
aldatan esenliğinde bir verem sonrasının
apak bir geceye giyinik
bir de sesler-sesler aşırı
belirgin ve
yok kadar gerçek

ne zaman düşlesem seni eskilerden
bir kent ismi eğreti yerinde
ha düştü
ha düşecek

-Hamursuz-
Sıyırdı belinden samını şaron-batıda kan
kıpırdanıyordu
Top..dedi çocuk
'long live palestine' ekledi
oyunu bırakmalı artık
Bekaa'da ezan okunuyordu
Yahudiler mesih görüp düşlerinde ateşe
el sürmezler cumartesileri (öldürmeyeceksin)
On Emir

Kan koşuştırmada sokaklar
hınca hınç Tel Aviv
binlerce ölü veyaralı bir o kadar
kızgın demir
Yıkılıp minareler susunca ezan
ölüler şehadet getiremezler
Cumartesiydi belki de günlerden o gün
daha batıda ezan okunan bir ülkede
Sorumluluğunda gırtlağını kanla temizlemenin
-Bu haklı davalarında Filistinli kardeşlerimizin...
Aynı bülten yinelenirken beş kez aynı gün
bir yetkili ağız:Biz...dedi
Ve aynı gün Filistinli yaralı ve çocuklar
rededildi.

Hara Kiri

çok keskin bir bıçak veriniz lütfen bana
işte bu çok güzel olacak
üşüyorum gibiyim biraz
bozar mı bugün hava
ivedi olmalıyım
hesap benim
ben ödeyeceğim
amomori'm yok muskam da
ne cami isterim ne omiya
çok keskin bir bıçak veriniz lütfen bana
Orhan Talat Şalcıoğlu '93 yılında Fatih Sultan Mehmet'in çingeneleri kalebent yaptığı şehir Çanakkale'de intihar etmişti,geride sadece şiirlerini bıraktı,onun şiir ve içki arkadaşları şiirlerini bastırdılar,şiir kitabının ismi Hades'di ,yer altı kötülük tanrısı;Orhan yaşasaydı ünlü bir şair olur muydu memleketlisi Ece Ayhan gibi ,ya da zamanla unutur muydu acıları ,şiirleri bilmiyorum, hiçbir zamanda bilemeyeceğiz.

8 yorum:

  1. Selam,
    Ben de Şalcıoğlu şiirine bir yerlerde rastlamıştım. Sonra kayboldu ve demin aklıma düşüp de arayınca, hatta şairin adı aklıma gelmeyip Çanakkale Hades Şari diye arayınca, önce ekşi sözlükten adını buldum. Hades nereden bulunabilir?
    Selamlar
    Savaş

    YanıtlaSil
  2. kitabı basan yayınevi çanakkale'deki abc yayın kırtasiye adında bir kitapevi,hala faaliyette mi bilmiyorum,hatırladığım kadarıyla çanakkale aynalı çarşının yakınlarında bir yerdeydi,eğer ellerinde varsa ordan bulabilirsin.

    YanıtlaSil
  3. abc kitabevi belediye iş merkezinde.. birde eski sağlık sitesi nde zemin katta toptan satış magazası olmalı hatırladıgım kadarıyla..

    YanıtlaSil
  4. limanda balıkcı teknesinde takılırdı sürekli... tekne de oturup beraber şarap içmiştik Gitarist cengiz le, gecenin bir vakti gitar çalıp şarkı söylemiştik.. (şimdi Müzik öğretmeni Cengiz Sarıkaya, halen Çanakkale de)

    YanıtlaSil
  5. eminim ruhu paris'in hera için karşıdan karşıya yüzdüğü çanakkale boğazı'nda geziniyordur,bildiğim birşey varsa herkes ölür ama şairler asla.ece ayhan ve onun anısına çanakkalede şiirseverler olarak bir şafak vakti anzaklar ayin yapıp anarken dedelerini bizde şarap döksek denize...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  6. orhan talat şalcıoğlu intihar etmemiştir... hades kitabını isteyen olursa hakankaraca89@msn.com ulaşabilirler ...

    YanıtlaSil
  7. yorumlardan hakankaraca89@msn.com a ulaşabilirsin yardımcı olabilir

    YanıtlaSil